Ana Sayfa

Meslek Hukuku

Vergi Hukuku

Ticaret Hukuku

İktisat Teorisi

Maliyet Muhasebesi

Mali Analiz

Muhasebe Denetimi

SMMM Görüntülü DVD

SMMM Dersleri

Evrak Listesi

Sınav Tarihleri

Sınav Soru ve Cevapları

SMMM Soru Dağılımı

SMMM Staja Başlama Kitapları

SMMM Yeterlilik Kitapları

 

» Finansal Muhasebe Konu Özetleri  » Bürüt İşletme Sermayesi

Net İşletme Sermayesi - NIS
Net Working Capital - NWC

Formül :
Net İşletme Sermayesi = Dönen Varlıklar - Kısa Vadeli Borçlar
Birim : Değer

Şirketlerin faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için gerekli olan brüt işletme sermayesinin (dönen varlıklar ve kısa süreli yükümlülüklerini karşılamakta kullanabilecek iktisadi değerler) kısa vadeli borçlarını aşan kısmına net işletme sermayesi denir.

Net işletme sermayesi tutarının büyüklüğü, şirketlerin faaliyetleri süresince tam kapasitede karlı ve verimli şekilde çalışabilmesi, üretimini devam ettirebilmesi, iş hacmini arttırabilmesi, yükümlülüklerini karşılayamama riskinin azalması açısından önem taşır.

Dönemler itibariyle net işletme sermayesindeki değişimler, şirketlerin faaliyetleri sonucu nakit yaratma potansiyelini gözlemleme olanağı sağlar.

Hisse Başı Defter Değeri - HBDD

Book Value per Share - BVS

Formül :

Hisse Başı Defter Değeri

Birim : Değer

Defter değeri, şirket ortaklarının şirketten hak olarak talep ettikleri Öz sermayenin ortakların sahip oldukları beher hisse senedi başına miktarını göstermektedir. Defter değeri, ellerinde nominal 1.000 TRL’lik bir hisse senedi bulunan ortakların, beher hisse senedi için şirketlere ne kadarlık fon tedarik etmiş olduklarını göstermektedir. Bu değer bir şirketin fiyatlamasında karşılaşılacak taban fiyat olarak değerlendirilir.

Bu oran, hisse senetlerinin fiyatını ölçmede kullanılan Piyasa Değeri-Defter Değeri oranı için değişken olarak kullanılmaktadır.

Cari Oran - CO

Current Ratio - CTR

Formül :

Cari Oran Formül

Not : Bilanço ve/veya gelir tablosunda (-) olarak görülen gider ve borç kalemleri formüllerde mutlak değerleri alınarak kullanılmalıdır.

Birim : Katsayı

Cari oran, şirketlerin faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için gerekli olan brüt işletme sermayesinin (dönen varlıkların) kısa vadeli borçlara bölünmesi ile hesaplanır.

Cari oran bize basit olarak net işletme sermayesinin yeterliliğini ve borç ödeyebilme kapasitesini göstermektedir. Buna rağmen net işletme sermayesi değişimi ile birlikte değerlendirilmesi daha doğru olmaktadır. Net işletme sermayesinin artıyor olması şirketin borç ödeme kapasitesinin arttığının göstergesi değildir. Söz konusu işletmede kısa süreli borçlar dönen varlıklardan hızlı artmışsa cari oran düşebilir. Ayrıca cari oran değerlendirilirken dönen varlıkların kalitesi de (satışa çıkarıldığında gerçek değerini bulması) göz önüne alınmalıdır.

Batılı finans kurumlarında bu oranın 2 olması genel kabul gördüğü halde, yüksek enflasyonlu ve kıt fon kaynaklarına sahip ülkelerde endüstri ve sektörlerin değişik özellikleri göz önünde bulundurulduğunda cari oranın 1,5 olması genellikle yeterli olarak kabul edilmektedir.

Sermaye, duran varlıklara yatırım (veya satış) ve uzun vadeli borçlanma hareketleri cari oranda değişikliğe sebep olmaktadır. Bu yüzden, iki dönem arasındaki cari oran değişikliklerini iyi incelemek gerekmektedir.

Likidite Oranı, Asit-Test Oranı - LO

Liquidity Ratio, Acid-Test Ratio, Quick Ratio - LR

Formül :

Likide Oran Formülü

veya

Likide Oran Formülü

Hazır Değerler : Kasa + Banka

Not : Bilanço ve/veya gelir tablosunda (-) olarak görülen gider ve borç kalemleri formüllerde mutlak değerleri alınarak kullanılmalıdır.

Birim : Katsayı

Likidite oranı (asit-test oranı), cari oranın geliştirilmiş ve daha anlamlı hale getirilmiş hali olarak düşünülebilinir. Likidite oranında, dönen varlıklar içinde görülen fakat nakite kolayca çevrilemeyen stoklar çıkarılır ve daha sonra duran varlıklar kısa vadeli borçlara bölünür.

Likidite oranı, piyasalarda doğabilecek bir krizde şirketlerin satışlarında olabilecek bir sıkıntı durumunda stoklar gibi kolayca nakite çevrilemiyecek kalemler gözönüne alınarak, dönen varlıkların geri kalan likit değerleriyle borç ödeyebilme kapasitesini ölçmektedir. Likidite oranı, olası bir kriz esnasında cari orana nazaran daha iyi bir gösterge olarak kabul edilmektedir. Cari oran gibi net işletme sermayesindeki değişiklikler ile birlikte değerlendirilmesi, oranın daha doğru yorumlanmasını sağlayacaktır.

Batılı finans kurumlarında, bu oranın 1 olması genel kabul gördüğü halde, yüksek enflasyonlu ve kıt fon kaynaklarına sahip ülkelerde endüstri ve sektörlerin değişik özellikleri göz önünde bulundurulduğunda asit test oranı için yeterli görülen miktar için değişiklikler sözkonusudur. İşletmeler genelde kısa vadeli kaynakları kullanmak zorunda kaldıklarından bu oran genelde 1’in altında çıkmaktadır. Bu oran değerlendirilirken firmanın kısa vadeli borç yapısı da önem kazanır. Müşteri avansları ile fonlama yapan ya da peşin tahsilat yapan işletmeler ile stokları kolayca nakte çevrilebilir nitelikte olan şirketlerde oranın düşük çıkması normal karşılanabilir.

Oranın 1’den büyük olması durumunda bile alacak tahsil kalitesi düşükse bu olumsuz bir durumdur. Stok devir hızı yüksek bir firmada ise oranın 1’den az olması sorun yaratmaz. Bu nedenlerle bu oranla birlikte stok devir hızı ve alacak tahsilat süresi de değerlendirilmelidir. Sermaye, duran varlıklara yatırım (veya satışı), uzun vadeli borçlanma gibi kalemlerdeki değişiklikler asit test oranında değişimlere sebep olacaktır. Bu yüzden, iki dönem arasındaki asit test oranındaki değişiklikleri de incelemek gerekmektedir.

Net İşletme Sermayesi-Aktifler Oranı - NISA 

Formül :

Net İşletme Sermayesi-Aktifler Oranı

veya

Net İşletme Sermayesi-Aktifler Oranı

Not : Bilanço ve/veya gelir tablosunda (-) olarak görülen gider ve borç kalemleri formüllerde mutlak değerleri alınarak kullanılmalıdır.

Birim : Yüzde (%)

Bu oran bize şirketlerin faaliyetlerine devam etmek için gereksinim duydukları net işletme sermaye tutarının aktiflerin içindeki yüzdesel dilimini verir. Bu oranla yapılan analizlerde aktiflerin toplam büyüklüğündeki değişiklikler de gözönüne alınmalıdır.

Net işletme sermayesinin aktifler içindeki oranının şirket ihtiyaçları için optimal düzeyde olup olmadığını ölçmek için, sektör içerisindeki diğer şirketlerin oranları ile karşılaştırılabilir veya orandaki değişim miktarı şirketin diğer verilerindeki değişimler (karlılık, net satışlar, likiditeoranlarındaki değişim miktarları..) ile karşılaştırılabilir.

Borç-Aktifler Oranı, Finansal Kaldıraç - BA

Total Debt Ratio, Financial Leverage - TDR

Formül :

Borç-Aktifler Oranı, Finansal Kaldıraç

Not : Bilanço ve/veya gelir tablosunda (-) olarak görülen gider ve borç kalemleri formüllerde mutlak değerleri alınarak kullanılmalıdır.

Birim : Yüzde (%)

Toplam aktiflerin ne kadarlık kısmının yabancı kaynaklardan fonlandığını göstermekte olan Borç-Aktifler oranı aynı zamanda şirketlerin toplam kaynaklarının dağılımı hakkında da bilgi vermekte olup, borçlanma katsayısı ile benzer sonuçlar vermektedir.

Şirketlerin hem toplam varlıklarının ne kadarlık kısmının yabancı kaynaklardan fonlandığı, hem de kaynakların niteliklerine göre dağılımı hakkında fikir veren Borç-Aktifler oranı, şirket için bir risk göstergesi olarak da kullanılabilir. Bu oranın yüksek çıkması işletmeyi kredi verenler açısından riskli pozisyona düşürmektedir. Fakat yabancı kaynak kullanımı belli bir optimaliteye kadar öz sermaye karlılığını artıran bir durumdur. Bu optimalite noktası ortalama kaynak maliyetinin minimum olduğu noktadır. Oran yüksek olsa da borçlanma maliyeti üzerinde geliştirilebilen katmadeğer, yönetimin az bir öz sermaye ile geniş bir kaynağı yönlendirebildiğini gösterir. Ortaklara daha düşük sermaye ile sermaye başına daha fazla kar payı (temettü) alma olanağı (kaldıraç etkisi) sağlamaktadır. Buna rağmen kaldıracın arttırılmasının riski arttırdığı göz ardı edilmemelidir.

Finansal kaldıraç oranının %50’den küçük olması gereği batılı finans kuruluşlarınca genel bir kriter olarak benimsenmiş iken, ülkemiz gibi sermaye arzının düşük olduğu ülkelerde ilgili oranın %60’tan yüksek olması normal karşılanmaktadır. Bu oran değerlendirilirken firmanın yeniden değerleme yapıp yapmadığına da bakılmalıdır. Yeniden değerleme sonucu oran düşük izlenimi verebilir.

Borç-Öz Sermaye Oranı, Borçlanma Katsayısı - BOS

Debt-Equity Ratio, Borrowing Multiplier - DE

Borç-Öz Sermaye Oranı, Borçlanma Katsayısı

Not : Bilanço ve/veya gelir tablosunda (-) olarak görülen gider ve borç kalemleri formüllerde mutlak değerleri alınarak kullanılmalıdır.

Birim : Yüzde (%)

Firmanın aktiflerini fonlamada özkaynaklarına oranla ne kadar yabancı kaynak kullanıldığını gösteren Borç-Öz Sermaye oranının düşük çıkması tercih edilmektedir. Bununla birlikte, oranı oluşturan etmenlerin iyi bir şekilde incelenmesi gerekmektedir. Şirketlerin sermaye yapıları hakkında iyi bir gösterge olan Borç-Öz Sermaye oranının, zaman içerisinde göstereceği gelişmeler şirketlerin sermaye yapılarındaki tercihleri hakkında gözlem yapma olanağını vermektedir. Borç-Aktifler oranında da bahsedildiği gibi özkaynaklar ile yabancı kaynaklar arasında uygun bir dengenin kurulması oldukça önemlidir. Uygun yönetim anlayışı ile çalışan ve içinde bulunduğu sektörün elverdiği firmalar iş riski, faaliyet riski oranları düşük ise daha yüksek Borç-Aktifler ve Borç-Öz Sermaye oranları ile çalışabilirler.

Oranın %100’ü aşmaması gerektiği batılı finans kurumları tarafından genel bir kural olarak benimsenmişken, ülkemiz gibi öz sermaye bulmakta zorluk çekilen ülkelerde bu oranın %150 - %200 arası olması kabul edilebilir.

Öz Sermaye Çarpanı - OSC

Equity Multiplier - EM

Öz Sermaye Çarpanı

Birim : Katsayı

Finansal kaldıraç ile benzer neticeler veren öz sermaye çarpanı, aktiflerin öz sermayenin kaç katı olduğunu, başka bir deyişle öz sermayenin aktifler içerisindeki ağırlığını göstermektedir.

Öz sermaye çarpanının %200’den küçük olması gereği batılı finans kuruluşlarında genel bir kural olarak kabul edilmiş olmasına rağmen sermaye arzının düşük olduğu ülkemizde ilgili oran %250 civarındadır.

Öz sermaye çarpanının düşük olması yani işletmenin iktisadi varlıklarının göreceli olarak daha fazla öz sermaye ile fonlanması kreditörler için düşük risk anlamına gelir. Fakat satışlarda kar marjı yüksek olan şirketler optimal yabancı kaynak kullanımıyla öz sermaye karlılığını artırabilirler. Oranın bu şekilde artması şirketin riskinin artması şeklinde yorumlanabileceği gibi, ortakların sermaye başına daha fazla kar payı (temettü) elde ettiği (kaldıraç etkisi) anlamına da gelmektedir.

Finansal Borçlar-Aktifler Oranı - FBA

Formül :

Finansal Borçlar-Aktifler Oranı - FBA

Not : Bilanço ve/veya gelir tablosunda (-) olarak görülen gider ve borç kalemleri formüllerde mutlak değerleri alınarak kullanılmalıdır.

Birim : Yüzde (%)

Şirketlerin toplam kaynakları içerisinde finansal borçların ağırlığını göstermekte olan bu oran, şirketler için risk göstergesi olarak kullanılabilecek oranlardan biridir.

Diğer borç kalemlerine nazaran piyasa koşulları üzerinden faiz maliyeti ile edinilebilen finansal borçların zaman içerisinde aktifler içerisindeki ağırlığının artması, şirketlerin hem risklerinin arttığı, hem de faiz giderlerinin artması sonucu karlılıklarının azaldığı anlamına gelmektedir.

Faiz Karşılama Oranı, Faiz Ödeme Gücü - FKO 

Formül :

Faiz Karşılama Oranı, Faiz Ödeme Gücü - FKO 

Not : Bilanço ve/veya gelir tablosunda (-) olarak görülen gider ve borç kalemleri formüllerde mutlak değerleri alınarak kullanılmalıdır.

Not : Gelir - Gider tablosu kalemleri iki yöntemle hesaplanabilir ;

1. Cari dönemler dahilinde

2. Kaydırılmış 12 aylık dönemler dahilinde

Birim : Yüzde (%)

Faiz karşılama oranı, şirketlerin göstermiş olduğu tüm faaliyetler sonucu elde ettiği kar (faiz ve vergi öncesi kar) ile finansman giderlerini hangi oranda karşılayabileceğini (faiz tutarını kaç defa karşıladığını) göstermektedir. Şirketler için birer risk ve emniyet göstergesi olarak da kullanılabilmektedir.

Batı ülkelerinde bu oranın 8:1, 7:1 olması yeterli olarak görülmektedir. Ülkemizde son yıllarda faiz oranlarının yüksekliği ve dalgalı konjonktür seyri bu oranın dalgalı ve standartlardan düşük oluşmasına neden olmaktadır. Ayrıca son senelerde ülkemizde vergilerde ortaya çıkan beklenmedik uygulamalar dolayısıyla payda vergi öncesi kar yerine vergi sonrası kar kullanılması daha uygun olabilmektedir. Bu durumda oranın 4, 3 civarı olması yeterlidir. Tabi ki ülkemizde bu oran da daha önce bahsedilen nedenlerle daha düşük düzeylerde çıkmaktadır. Ancak gelecek dönemler için bu oranda genel bir yükseliş beklenebilir.

Bu oran ne kadar büyükse, firmanın faiz giderlerini ödeyebilme gücü artar. Oranın sektör/endüstri ortalamasına göre yüksek olması veya zaman içinde artma eğiliminde olması, finansal risk derecesini azaltır.

Stok Bağımlılık Oranı - SBO

Inventory Depency Ratio - IDR

Formül :

Stok Bağımlılık Oranı - SBO

Likit Aktifler = Hazır Değerler + Menkul Değerler + Kısa Vadeli Ticari Alacaklar + Diğer Kısa Vadeli Alacaklar

Not : Bilanço ve/veya gelir tablosunda (-) olarak görülen gider ve borç kalemleri formüllerde mutlak değerleri alınarak kullanılmalıdır.

Birim : Yüzde (%)

Asit test oranın 1’den küçük çıktığı durumlarda işletmenin borçlarını ödemede stoklarına olan bağımlılığını gösterir. Net cari borçların (K.V.Borçlar - Likit (Hızlı) Aktifler) stokların ne kadarlık kısmını fonladığı hakkında bilgi veren bir orandır. Fonlayamadığı kısmın devamlı sermaye (Uzun Vadeli Borçlar+Öz Sermaye) ile fonlandığı anlamına geldiğinden, oranın küçük olması, stokların ağırlıklı olarak devamlı sermaye ile fonlandığını gösterir ve bu tercih edilen bir durumdur.

Yüzdesel değerin yükselme eğiliminde olmasından ya likit aktiflerin azaldığı ya da şirketin daha fazla kısa vadeli borçlanmaya gittiği anlaşılır.

Hisse Başına Kar - HBK

Earnings per Share - EPS

Formül :

Hisse Başına Kar - HBK

Not : Gelir - Gider tablosu kalemleri iki yöntemle hesaplanabilir ;

1. Cari dönemler dahilinde

2. Kaydırılmış 12 aylık dönemler dahilinde

Birim : Değer

Net dönem karının ödenmiş sermayeye bölünmesi ile bulunan hisse senedi başına kar, bir şirketin piyasa değerini belirleyen en önemli etmenlerden biridir. Bir yatırımcı bu oran sayesinde sahip olduğu her bir hisse senedi başına şirketin karından ne kadarlık pay düştüğünü görebilmektedir.

Ţirketlerin faaliyet nedenini oluţturan ve ortaklara bir getiri sağlayabilmek amacıyla sağlanması gereken net dönem karının beher hisse senedi başına olan payını ölçen bu oran, hisse senetlerin fiyatını ölçmede kullanılan Fiyat-Kazanç oranı içinde ayrıca bir veri olarak kullanılmaktadır.

Fiyat-Kazanç Oranı - FK

Formül :

Fiyat-Kazanç Oranı - FK

Not : Gelir - Gider tablosu kalemleri iki yöntemle hesaplanabilir ;

1. Cari dönemler dahilinde

2. Kaydırılmış 12 aylık dönemler dahilinde

Birim : Katsayı

F/K oranı sayesinde şirketlerin beher hisse senedi başına elde edeceği kara karşılık, hisse senedini almak için ne kadar ödememiz gerektiğini bulabiliriz. F/K oranının yüksekse hisse fiyatının yüksek olduğu, oranın düşükse hisse fiyatının düşük olduğu şeklinde yargılara varılabileceği gibi benzer şirketler ve endüstri/sektör ortalamasına bakarak yorumlar yapılabilir.

F/K oranı bize ayrıca hisse senedi başına kar rakamı sabit kalacağı ve elde edilen karların tamamının dağıtılacağı varsayılarak, hisse senedi için ödeyeceğimiz fiyatın bize temettü olarak kaç yılda geri döneceğini gösterir. Bu aynı zamanda şirkete olan güvenin bir göstergesi olarak da kullanılabilinir. Yüksek bir F/K oranı şirketin piyasa fiyatının şişmiş olduğunu gösterir. Ancak bukanıya varabilmek için şirketin F/K oranının yanında, bulunduğu sektörün ortalamaF/K oranı ve piyasa genelinin F/K oranının da çok iyi incelenmesi gerekmektedir.

Piyasa Değeri - PD

Market Value, Market Capitilization - MV

Formül :

Piyasa Değeri - PD

Birim : Değer

Şirketlerin hisse senetlerinin İMKB’de oluşan fiyatı ve toplam hisse senedi sayısı ile hesaplanan bu değer şirketlerin piyasa tarafından belirlenen değerini göstermektedir. piyasa değeri, şirketlerin borsadaki senetlerin alım-satım işlemleri sırasında almış olduğu değere göre değişmektedir.

Piyasa değerini belirleyen etmenlerden biri hisse senedi sayısıdır. Sermaye artırımı yoluyla hisse senetlerin artması durumunda piyasa değeri sadece bedelli sermaye artırımı esnasında kullanılan toplam rüçhan hakları miktarı kadar artmaktadır.

Firma Değeri - FD

Enterprice Value - EV

Formül :

Firma Değeri = Piyasa Değeri - Toplam Finansal Borçlar - (Hazır Değerler + Menkul Kıymetler)

Not : Bilanço ve/veya gelir tablosunda (-) olarak görülen gider ve borç kalemleri formüllerde mutlak değerleri alınarak kullanılmalıdır.

Birim : Değer

Firma değeri, piyasa değeri kavramına göre şirketlerin gerçek değerinin daha gerçekçi olarak hesaplanabilmesi için geliştirilmiş olan kavramlardan biridir. Firma değeri, piyasa değerine göre finansal borçlardan ve şirketlerin nakit ve nakit benzeri varlıklarından arındırılmış olarak şirketlerin piyasada oluşmuş olan değerini gösteren bir kavramdır.

Firma değeri kavramı, şirketlerin mali yapısında hiç bir kaldıraç etkisi olmayan finansal borçlar ile nakit türü varlıklardan arındırma gereğinden ortaya çıkmıştır. Analizlerde borsada oluşan hisse senetleri fiyatlarına göre oluşan piyasa değeri rakamıyla beraber firma değeri de kullanılmaktadır.

Piyasa Değeri-Defter Değeri Oranı - PDDD

Market-Book Value Ratio - MBV

Formül :

Piyasa Değeri-Defter Değeri Oranı - PDDD

Piyasa Değeri-Defter Değeri Oranı - PDDD

PDDD : Piyasa Değeri-Defter Değeri

 

Birim : Katsayı

PD/DD, şirketlerin piyasada oluşan değerlerinin, özsermayelerinin kaç katı olduğunu gösterir. Defter değeri, bir şirketin hisse senetlerinin piyasa değerinin arkasında, hisse senetleri için güvence oluşturan maddi varlığının değerini gösterir.

PD/DD oranı sayesinde şirketlerin beher hisse senedi başına düşen özsermaye tutarına karşılık, hisse senedini almak için ne kadar ödememiz gerektiğini göstermektedir. PD/DD oranı yüksek olduğunda, hisse fiyatının yüksek olduğu, düşük olduğunda ise hisse fiyatının düşük olduğu şeklinde yargılara varılabileceği gibi benzer şirketler ve endüstri / sektör ortalamasına bakarak yorumlar yapılabilir


Firma Değeri-Net Kar Oranı - FDNK

Enterprice Value-Earnings Ratio - EVE

Formül :

Firma Değeri-Net Kar Oranı - FDNK

FD : Firma Değeri

Not : Gelir - Gider tablosu kalemleri iki yöntemle hesaplanabilir ;

1. Cari dönemler dahilinde

2. Kaydırılmış 12 aylık dönemler dahilinde

Birim : Katsayı

F/K oranına alternatif olarak geliştirilen firma değeri-net kar oranı, piyasa değerinden farklı olarak, düzeltilmiş olan firma değeri tutarını kullanarak hesaplanan ve firma değerinin net dönem karının kaç katı olduğunu gösteren bir orandır.

F/K oranına benzer bir şekilde firma değeri-net kar oranının yüksek olması halinde, hisse fiyatının yüksek olduğu, oranın düşük olması durumunda ise hisse fiyatının düşük kalmış olduğu şeklinde yargıya varılabileceği gibi benzer şirketler ve endüstri / sektör ortalamasına bakarak karşılaştırma yapılabilir.

Firma değeri-net kar oranı da F/K’a benzer olarak yatırımcıların şirketin senetlerini alırken ne kadar risk aldıklarını ve yatırımlarını ne kadarlık bir süre zarfında geri kazanabilecekleri hakkında bilgi vermektedir. Oranı 5 olan bir şirketin yatırımcılarının, 7 olan bir başka şirkete nazaran daha az risk altında olduğu düşünülebilir.

Devamlı Sermaye Büyüme Oranı - DSBO

Growth Rate of Long Term Sources - GRLTS

Formül :

Devamlı Sermaye Büyüme Oranı - DSBO

veya

Devamlı Sermaye Büyüme Oranı - DSBO

t = Dönem

t-1 = Önceki Dönem

Not : Bilanço ve/veya gelir tablosunda (-) olarak görülen gider ve borç kalemleri formüllerde mutlak değerleri alınarak kullanılmalıdır.

Birim : Yüzde (%)

Dönemler itibariyle uzun vadeli kaynaklardaki (devamlı sermayedeki) değişiklikleri ölçmede kullanılan devamlı sermaye büyüme oranı, bize şirketlerin uzun vadeli kaynaklardaki artış hızının diğer şirketlerle kıyas yapılmasına olanak verdiği gibi, toplam aktifler büyüme hızı ile birlikte değerlendirme yapıldığında şirketlerin finansman politikaları bakımından uzun vadeli kaynaklara ne kadar yöneldiklerini göstermektedir.

Toplam aktifler büyüme oranındaki gelişmenin devamlı sermayenin büyüme oranından küçük olması durumunda, şirketlerin uzun vadeli borç yoluyla finansmana daha fazla ağırlık vermeye başladığı şeklinde bir tesbitte bulunabiliriz. Dikkat edilmesi gereken nokta ise uzun vadeli kaynak kullanımında bir öz sermaye-uzun vadeli borç dengesinin gözetilip gözetilmediğidir. Öz Sermaye büyüme oranının devamlı sermaye büyüme oranından yüksek olması durumunda, şirketlerin daha çok oto-finansmana veya ortaklardan bedelli sermaye artırımı yoluyla fon teminine başvurdukları çıkarımı yapılabilir.

Dönemler itibariyle bulunacak artış (büyüme) hızları yardımıyla, gelecekte devamlı sermayenin ulaşabileceği büyüklük istatistiksel yöntemlerle tahmin edilebilir. Böylece, şirketlerin devamlı sermaye karlılıkları hakkında da öngörüde bulunulursa, gelecek dönemlerde şirketlerin elde edebileceği net dönem karları tahmin edilebilir.

Net Kar Büyüme Oranı - NKBO

Growth Rate of Earnings - GRES

Formül :

Net Kar Büyüme Oranı - NKBO

t = Dönem

t-1 = Önceki Dönem

Birim : Yüzde (%)

Dönemler itibariyle Net dönem karındaki değişiklikleri ölçmede kullanılan net kar büyüme oranı, şirketlerin karlılığındaki artış hızının diğer şirketlerle kıyas yapılmasına olanak verdiği gibi, şirketlerin geçmiş dönemlerde gerçekleşen artış hızları ile de kıyas yapabilmemize imkan tanır.

Dönemler itibariyle bulunacak artış (büyüme) hızları yardımıyla, gelecekte şirketlerin elde edebileceği net karlar istatistiksel yöntemlerle tahmin edilebilir. Böylece, şirketlerin kar dağıtım oranları da tahmin edilebilirse, dağıtılabilecek kar da (temettü) belirlenebilir.

Diğer şirketlere kıyasla daha düşük büyüme oranına sahip bir şirketin yeterince iyi yönetilemediği yorumu yapılabilir.

Net İşletme Sermayesi Büyüme Oranı - NISBO

Growth Rate of Net Working Capital - GRNWC

Formül :

Net İşletme Sermayesi Büyüme Oranı - NISBO

veya

Net İşletme Sermayesi Büyüme Oranı - NISBO

t = Dönem

t-1 = Önceki Dönem

Not : Bilanço ve/veya gelir tablosunda (-) olarak görülen gider ve borç kalemleri formüllerde mutlak değerleri alınarak kullanılmalıdır.

Birim : Yüzde (%)

Dönemler itibariyle Net işletme sermayesindeki değişiklikleri ölçmede kullanılan Net işletme sermaye büyüme oranı, bize şirketlerin Net işletme sermayesindeki artış hızının diğer şirketlerle kıyas yapılmasına olanak verdiği gibi, şirketlerin faaliyetleri sonucu nakit yaratma güçleri hakkında da bilgi vermektedir.

Aktiflerdeki büyüme oranı ve satışlardaki büyüme oranı ile beraber değerlendirildiğinde Net İşletme Sermaye büyüme oranının yeterli olup olmadığı hakkında daha doğru saptamalarda bulunulabilir. Böylece şirketlerin nakit ihtiyacı içerisinde bulunup bulunmadığı veya atıl olarak nakit tutup tutmadığı daha iyi tesbit edilir.

Öz Sermaye Büyüme Oranı - OSBO

Growth Rate of Equity - GREY

Formül :

Öz Sermaye Büyüme Oranı - OSBO

t = Dönem

t-1 = Önceki Dönem

Birim : Yüzde (%)

Dönemler itibariyle Öz Sermayedeki değişiklikleri ölçmede kullanılan Öz Sermaye büyüme oranı, bize şirketlerin Öz Sermayedeki artış hızının diğer şirketlerle kıyas yapılmasına olanak verdiği gibi, ortakların şirketlerdeki paylarının gelecekteki gelişimi hakkında tahmin yapabilmemize olanak tanır.

Toplam aktifler büyüme oranındaki gelişmenin Öz Sermayenin büyüme oranından daha küçük olması durumunda şirketlerin Öz Sermaye yoluyla finansmanına (oto-finansmana) daha fazla ağırlık vermeye başladıkları şeklinde bir tesbitte bulunulabilir. Dikkat edilmesi gereken bir nokta da oto-finansmanın, karın dağıtılmayıp yedek akçe olarak ayrılması ve sonra sermayeye eklenmesi ile de yapılabileceğidir. Bunun için bu oranın net kar büyüme hızı ve temettü verimi oranı ile birlikte değerlendirilmesi uygun olacaktır.

Dönemler itibariyle bulunacak artış (büyüme) hızları yardımıyla, gelecekte Öz Sermayenin ulaşabileceği büyüklük tahmin edilebilir. Böylece, şirketlerin Öz Sermaye karlılıkları ve net dönem karları tahmin edilebilir.

Diğer şirketlere kıyasla düşük bir büyüme oranına sahip şirketlerin Öz Sermaye büyüme oranındaki artış hızının toplam aktifler büyüme hızının altında kalması durumunda, şirketlerin daha çok yabancı kaynaklara yöneldikleri şeklinde yorum yapılabilir. Fakat şirketlerin finansman politikalarında bu şekilde bir eğilim yetersiz olan net dönem karı ile sonuçlanıyorsa, bu durumdaki şirketlerin daha ayrıntılı bir şekilde incelenmesi uygun olacaktır.

 

Mustafa Kemal Paşa Mah. İstiklal Cad. No:48/1 İstanbul/AVCILAR
0 212 428 23 21 - 0212 428 23 39